Sanane

17 Eyl 2009

Reformizm şeyisi:
null

Bu ramazanı da taşıma DİN’le cüzdan değirmeni döndürmeye çalışanların meydanına bırakan koyunlar olarak ihya ettik..

Sanane.Bir onların koyunu olmaktan memnunuz.Hiç olmazsa sizin gibi fitne ateşi yakıp milletin dudağına bal niyetine zehir çalmıyorlar.Senin zırvalıklarından çok rağbet ediliyorlar ki milyonlarca insan onları dinliyor istifade ediyor.Sen ise ağacın çürük bir dalına çıkmış guguk kuşları gibi ötüyorsun.Sen ve tayfanız çatlayın ve patlayın.Sizin ağzınız varsa benimde ağzım var.


Darwin müslüman olsa reformist olurdu

07 Eyl 2009

Mustafa İslamoğlu’nun müritlerinden Esra Elönü:

Feride, sakalı fönlü adamlar sürüsüne bakıyordu. Boyu posu yerinde olanları toplayıp tebliğ yakışıklısı olarak göstermeye çalışanlara, cemaat şatolarını tarikat belediyesi haline getirmiş, ayin fabrikalarında din İŞLETMİŞ beyzade adamlara bakıyordu feride.Feride, sakalı fönlü adamlar sürüsüne bakıyordu. Boyu posu yerinde olanları toplayıp tebliğ yakışıklısı olarak göstermeye çalışanlara, cemaat şatolarını tarikat belediyesi haline getirmiş, ayin fabrikalarında din İŞLETMİŞ beyzade adamlara bakıyordu feride.

Burada Cübbeli Ahmet hocaya gönderme yapmış,yetinmemiş birde hırpalayı vermiş.Şunu bilin ki hazımsızlık sadece çekememezlikten değil haklılık yönüyle de oluşan bir rahatsızlık türüdür.

Bir cemaat liderinin kendisini bu kadar kutsal görerek kanatlarının ucundaki sevgi seline kapılan kelebekleri meh’Tİ’YE alması ben sanki “seçilmiş gibiyim” demesinden daha komik ve sevimsiz diyordu feride.

Burada ise Adnan Oktar’a gönderme yapmış.Sanıyorum mehdi olarak Adnan hocayı uygun ve ehil görmüyor.Kendilerinin hayallerinde nasıl bir mehdi prototipi var bilemiyorum fakat “çene” çalmaktan daha öte yapması gereken çok işleri var.Yazısını okuyup “ne kadar çok şey biliyor” hissine kapılmayın sakın çünkü kendisi güdümlü birisidir.Gayet reformist udygulara sahip olduğu için söylüyor bütün bunları.Onun için ben çok görmüyorum bu eleştirilerini.

Darwin müslüman olsa hangi cemaate girerdi?

Genel ve doğal olarak darwin’i inceleyecek olursak kendisi devrimci bir ruh haline sahiptir.Dolayısıyla tabiki “reformist darwin” olacaktır.Yani Esra’nın kayıtlı olduğu kabileden.

Hadi yiyin bakalım birbirinizi.


Feride

23 Tem 2009

Feride artık büyümüştü,palazlanmıştı ve biliyordu her şeyi,hakikati görmüştü.

İslami gelenekçiler ve İslami reformistler arasında bir seçim yapmak zorunda hissediyordu kendisini.Heva ve hevesi beynine,gelenekçilerin razı olamayacağı hinlikleri pompalıyordu.Olmaz diyordu,kabullenemiyordu mevcut gelenekçi kültürünü.

Yaşadığı gibi inanmış olduğu İslam ile çelişen hayatına,artık bir çekidüzen vermek zorundaydı.Düşünüyordu ama işin içinden bir türlü çıkamıyordu.Olması gerekliydi ona hitap eden bir fikir.Soruyordu etrafına,böyle olmazmı diyordu.Çünkü tercihen görüntüsü ve aklının bir karış havada oluşu buna müsaade etmiyordu.

Ozaman ne yapmalıydı,bu gelgitler arasında bir çıkış yolu bulmalıydı.Yatmıyordu oflu hocaların sunduğu yaşam şekli feride’nin aklına.Bu memlekette oflu hocalardan başkaları da olduğuna inanıyordu.Feride inanıyordu,bir fikri vardı,inançları tercihlerine uymalıydı.

Sıkmayan başörtüsü taksam,gözüme de hafiften sürme çeksem olurmuydu düşünceleri arasında çabalarken,mini etek giydirilmiş oyuncak bebekleri almak,onlara bakmak caiz değildir diyenlerle uğraşması gerekiyordu ayrıca.Sevdiklerinin sevmediğini o da sevmiyordu.Bu halinden gurur duyuyordu feride.

Artık takip edeceği çizgiyi biliyordu.Her şey kafasında yavaş yavaş şekilleniyordu.Mini etek giydirilmiş oyuncak bebeklere bakmanın caiz olmadığını söyleyen taifeyle paylaşacağı şeylerin olmadığına inanıyordu,onlardan yüz çeviriyordu ve kendisine yepyeni,taptaze bir yol belirlemişti feride.

Durmadan hilalleniyordu feride.Hilallenirken “yürü be kim tutar seni” diyenlerin verecek olduğu gazı da fikir deposuna doldurmayı ihmal etmiyordu.Artık kendisini hazır hissediyordu,dinde reform yapmanın zamanı geldiğine kendiside inanıyordu feride’nin.Acaba nasıl olmalıydı sorularına artık takılmıyordu.Rahle-i tedrisatında mürekkebini yaladığı reformistlerin, fikrini benimsemiş olarak,meydana çıkmaya hazırdı.Alacak olduğu icazet söyleyecek olduğu,düzülmüş ve süzülmüş-işe yaramayan kelek kavunlar gibi-kelek söylemlerine bağlıydı.

Nedense boynu yine bükük kalmıştı feride’nin.

“Olmaaaz….olmaaaz “diyerek ne kadar yaygara etse de,karşı tarafın köklerine ne kadar bağlı olduğu gerçeğini gözden kaçırdığını anlamıştı.Soruyordu kendisine,hadi ben mevcut duruma göre aklı bir karış havada birisiyim,siz neden göremediniz “hocalarım” diye içli içli hem soruyor hem de söyleniyordu feride.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.