Tam da kapitalist anne ve babalar üzerine bir yazı kaleme almak aklımdan geçiyorken,tespitlerine değer verdiğim sevgili Dücane Cündioğlu’nun bu konuya ilham kaynağı olabilecek makalesini okudum.
Meselenin derinine inilmesi kaydıyla,toplumdan bireysele kadar tahakküm etmiş,anamalcılık (kapitalizm) mantığı ile İslam içerisinde yer edinmeye çalışan ve bunu meşru imiş gibi göstermek isteyen,çürümüş haliyle kokuşmaya yüz tutmuş bir müslüman prototipini rahat bir biçimde görebiliriz makalede.
İçimde bir şekilde sancılı gaza sebep olan ve hiç hazzetmediğim şu anamalcılık (kapitalizm) hezeyanını akil adamlar olarak tanımlayabileceğimiz bazı İslam aydınları da ne hikmetse makul görebilmektedirler.
Kitabın ortasından konuşmayı bırakıp da imitasyonik uyduruk açıklamalarla,bana göre mal’a tapıcılıktan hiç bir farkı olmayan bu iğreti ideolojinin,neye hizmet etmek gayesiyle savunuculuğu yapılabilir idrak edemiyorum doğrusu.
Hz.Ömer’in hizmetkarının suratına tokadı vurup “Biz islam olmakla zaten şerefliyiz” sözü ne kadar da bunları analiz eder vaziyette.
Bunların bu sakil düşünceleri ve eğri duruşları tabandan ne kadar uzak ve kopuktur.
Sosyalizm,Kapitalizm,Meteryalizm gibi kısır ve faydasız fikir bataklıkları İslam için değil ama müslümanlar için yüzyılın başbelasıdır.
Ezilmişliğin,hakları yenilmişliğin,aşağıda-geride kalmışlığın verdiği bu aşağılık kompleksinden kurtulup,İslam eşittir “izm” gibi monte edicilikten ne zaman ve nasıl sıyrılacağız?
İşte bu konuyla alakalı veya benzer şu makale yi istifadenize sunuyorum.
Selman Ahmedoğlu tarafından yazıldı 