Sınav: Güç, direnme, dayanışma gerektiren, sonucunda deneyim kazandıran zor bir durum. Kaynak:TDK
Bugünkü konumuz imtihan olsun.
Anladığımız dilden bir Kur’an-ı Kerim’i açıp baktığımızda imtihan ile ilgili çok mesajlar olduğunu görürüz muhakkak.
Mesela “”O amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi ve güzel olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.” Mülk/2.
Hiç şüphesiz ki her insan hayatının çeşitli evrelerinde ve çok değişik meselelerle imtihana tabi tutulacaktır.Bir an dahi olsa kendini bundan müstağni gören ve sıkıntıların,imtihanların olmadığı bir hayat yaşayacağını zanneden,yaşamak isteyen kendini kandırmış ve karşılığı olmayan bir beklenti içine girmiş olur.
Ayrıca imtihan edilmek kişiye neden böyle bir yaratılışla dünyada var olduğunu anlamlı hale getirecektir/getirir.Böyle bir bakış açısı insanın başına gelen çoğu şeyleri katlanılır kılar ve eksiklik,yokluk,yoksunluk gibi duygularını silip süpürür ve manevi lezzetlerin keşfine sebebiyet verir.Çünkü imtihanın gelme sebebi “kişide bir şeyleri yok etmek değil eksik olan çoğu şeylerin yerini doldurmak” içindir.
İmtihan bir azap ve zulmün (haşa) gereği değil bir merhamet ve şefkatin,gereğidir,tecellisidir.Çünkü imtihanlar “uyutmaz” uyandırır.Ötelere doğru “ince ve gerekli hayati mesajlar” verir.
Kur’an’da ki Musa peygamberin kıssasını okuduğumuzda firavuna peyderpey gelen sıkıntıları veya imtihanları göreceksinizdir.
Bu neyin işareti olabilir?
Tabiki Allah’ın rahmet,merhamet ve şefkatinin tecellisidir.Firavunu,başına gelecek azabın şiddetinden dolayı uyarmaya/uyandırmaya çalışıyor.Demek oluyorki her insan belirli bir zaman diliminde uyarılır/uyandırılır.
Kimlikleri ile değil de yaşadıkları olaylar açısından incelemeye alırsak,Musa peygamberin ve firavunun nasıl bir imtihan sürecinden geçtiklerini az çok anlayabiliriz(siz Kur’an’ı anlamazsınız,bize sorun diyen hocalara inat).
Görüldüğü üzere karşımızda imtihan konusuna muhatap iki farklı kişilik bulunuyor.Birisi ehli iman diğeri ise ehli küfür.
Beraber kısaca irdeleyelim.
Evet yukarıda birisi ehli iman diğeri ise ehli küfür olarak zikretmiştik.Şuanda da dünyamızda bu ayrı iki kutup yaşamaktadır.O zamanda imtihandaydılar bu iki güruh,bugünde aynı şekilde imtihanda.Demiştik ya imtihan bir şeyler katmak için gönderilir.
Acaba ehli imana ve ehli küfüre nasıl bir katkı sağlayabilir imtihan?
Allah-u Teala (c.c.) imanda sürekli bir terakkiyet ister hatta emreder.Terakki edememiş bir imanın kişinin başına neler açabileceği ve şeytanın hile ve desiselerine nasıl alet olabileceğini bize haber verir Kur’an’da.
İmanın terakki edebilmesi için kalben dünyaya ait tüm havatıratlardan,beklentilerden vazgeçmek gerekir.
Vazgeçeceğiz çünkü çok sevdiği hanımıyla halvet halinde olan bir insanın nasıl Allah yolunda can vermek için harp meydanına koştuğunu anlayabilelim.
Vazgeçeceğiz çünkü tüm aile fertleri bir bir şehit olmuş olan o mubarek validemizin harp meydanına geldiğinde “Resulullah yaşıyormu diye sorup,Efendimizi gördüğünde anam,babam sana feda olsun Ya Resulallah” demesini anlayabilelim.
Vazgeçeceğiz çünkü Allah yolunda savaşmamayı zayıf bir iman ve utanç kaynağı addeden o mubarek,nurlu Allah eri güzide sahabeleri anlayabilelim.
Peki bu mubarek insan topluluğu nasıl bu seviyeye gelmişlerdir?
Bu sorunun cevabını bulabilmek için onların ilk İslam oldukları dönemde ve daha sonraki dönemlerinde tabi tutuldukları imtihanları gözden geçirmemiz yeterli olur.Görülecektir ki onlara gelen bu imtihanlar çoğu eksik,fazla şeyleri alıp götürmüş ve onun yerine kabul edilebilir,sağlam ve Allah’ın razı olduğu bir iman akidesini bırakmıştır.
Demek buradan da anlaşıldığı gibi bizim zannettiğimiz bir süreç söz konusu değildir.Onların imtihanları imanlarını dolayısıyla öteye olan iştiyaklarını kat be kat arttırmıştır.Böyle bir teklifi kabul etmemek,burun kıvırmak,isyankarane tavırlar içine girmek doğru bir “duruş” olmadığı gibi “ben Allah’a inanıyor ve O’nu seviyorum diyen bir mü’mine asla yaraşmaz.
İmtihanın Allah’a inananlar üzerinde hem bu dünyada hem de ukba aleminde çok önemli tezahürleri söz konusudur.O halde bizler de”Anam,babam sana feda olsun ya Resulullah” diyene kadar mücadeleye devam edeceğiz ve gelene boyun eğip burun kıvırmayacağız.
Allah-u Teala ehli şirk ve küfürden,Zat-ı Uluhiyetine karşı iman esaalarına uygun teslimiyet ister.Çeşitli vesilelerle onlara imtihanlar gönderir ve tefekküre sevk etmek ister.Aynı firavuna gönderdiği sıkıntılar gibi.Ümmeti davet olan bir gayri müslim,Kur’ani yönelip inceleyecek ve firavunun hayatını gözden geçirerek son nefeste getirilen şehadetin bir kıymeti olmadığını anlayacak.
Görüldüğü üzere Allah kullarına asla zulüm olsun diye imtihan göndermez.O (c.c.) zaten zulmetmez.O isterse isyan ehlini helak eder ve imtihanada gerek kalmaz.Fakat yaratılışın bir gayesi var.
İmtihan “mü’minde arttırıcı,ehli küfürde ise yok olanı tamamlayıcı bir unsur olarak tezahür ediyor.”Bu ayrıntı düşünmeye değer.
Söylenecek çok söz var muhakkak.O’nun lutuf ve keremini anlatmaya kelime,idrak ve zaman yetmez.Onun için sözü fazla uzatmak doğru olmaz.
İmtihanlarımızın hayırlara vesile olması dileği ile.