Geçenlerde haberleri izlerken dikkatimi çeken bir şey oldu.
Sözde İnsan haklarına saygılı ve demokratik olduğunu her platformda dile getiren Fransa’nın, kurum içerisinde dini simgelere koymuş olduğu yasaktan dolayı,mağdur duruma düşmüş olan 4 tane başörtülü hanımefendinin, kanunsuzluğun ortadan kalkması için Avrupai! İnsan hakları mahkemesine yaptığı başvurunun olumsuz netice ile karara bağlanması.Evet haber buydu.
Haberi dikkatlice dinledikten sonra şöyle dönüp iç dünyamda ki tesirine baktığımda bir hüzün izine rastlayamadım.
Bu noktada Hz.Ömer’in (Yanılgı var ise düzeltiniz) duruşunu önemli buluyorum.
Yani beni hançerleyen bir Müslüman mıydı yoksa gavur takımından birilerimiydi.Bunu yapan kişinin Müslüman olmadığı kendisine iletilince Allah’a hamd ettiğini biliyoruz.İşte olayın bu yönüyle bir değerlendirme içine girdiğimden üzülmedim.
Avrupayı her ne kadar bazı engelleri aşmak için kendimize referans almış olsak da,onların da demokratik anlamda hala insan hak ve hürriyetleri noktasında önemli eksikliklerinin olduğunu mevcut uygulamaları ile biliyor ve görüyoruz.
İnanıyorum ki verilen bu yanlı ve haksız kakarın arkasında,ABD ve Avrupada ki Yahudi lobisi durmaktadır.Bundan en ufak bir tereddütüm yoktur.Sebebinin ise Türkiye’nin uluslar arası diplomatik duruşu olarak yorumluyorum.Yani bir tür rövanş olarak da konuyu algılayabiliriz.
Türkiyede ki mevcut faşizan yapının,uluslararası camiada bazı devletler için denge unsuru olduğuna da inanıyorum.Özellikle başörtüsü meselesinde iç ve dış mihrakların dirsek temasında bulunduğunu artık görmeyen yoktur sanıyorum.
Eğer ki Avrupai! İnsan hakları mahkemesinin verecek olduğu karar örtü lehine olacak olsaydı,bunun Türkiye için isteneni alma noktasında referans olarak kabul göreceği, ve bu kararı alıp bir tokmak gibi kendilerini güya laik olarak gören faşizan embesil taifesinin kafasına vuracağı belliydi.Tabi bu benim yorumum.Katılır yada katılmazsınız.
Ayrıca yukarıda verdiğim misal gereği üzülmenin de gereği yoktur.Kararı verenler topyekün “ötekiler” diye tarif edebileceğimiz cenah olduğu için gayet normal karşılamamız gereklidir.
Kanıma dokunan şey haliyle verilen karar değil,bizi kendi vatanımızda “öteki”leştirip birer parya haline getirmek isteyen özde değil sözde Laik faşizan tabakasının ekmeğine yağ sürülmüş olması.Eminim şuan köşeleri çekilmiş kıs kıs gülüyorlardır.
Ama fazla gülemeyecekler.
Avrupa Birliği tasmasını boyunlarına geçirip onları elbet bir gün insan hak ve hürriyetleri doğrultusunda hizaya getireceğiz.
Öyle demeyin,
Bunları ehilleştirmek bizim boynumuzun borcudur.
Selman Ahmedoğlu tarafından yazıldı 