Sanane

17 Eyl 2009

Reformizm şeyisi:
null

Bu ramazanı da taşıma DİN’le cüzdan değirmeni döndürmeye çalışanların meydanına bırakan koyunlar olarak ihya ettik..

Sanane.Bir onların koyunu olmaktan memnunuz.Hiç olmazsa sizin gibi fitne ateşi yakıp milletin dudağına bal niyetine zehir çalmıyorlar.Senin zırvalıklarından çok rağbet ediliyorlar ki milyonlarca insan onları dinliyor istifade ediyor.Sen ise ağacın çürük bir dalına çıkmış guguk kuşları gibi ötüyorsun.Sen ve tayfanız çatlayın ve patlayın.Sizin ağzınız varsa benimde ağzım var.


Fikri Akyüz

11 Eyl 2009

Şöyle yazmış:

Tabii giriş bölümünün bu kadar berbat olması nedeniyle “Bu adamın girişi sakat, adamda bir gelişme de yok zaten, girişi böyle olanın çıkışını vermek farz oldu” denilmesi ihtimaline de elbette hazırım!

Şimdi gelişmelerle karşınızdayım. Biliyorsunuz, bizim medyada özellikle son günlerde olağanüstü bir hareketlilik baş gösteriyor.

Haber 7′de köşe yazarlığına başlamış.Kafamızın etini yediler.Vay efendim Fikri Akyüz şurada burada yazacakmış.Uzun zamandır kendisini tvlerde dinlerim,bazen yazılarını okurum ve hiç bir şey anlamam.İlk yazısını okuduğumda bunu yeniden teyit etmiş oldum.Fakat her malın bir müşterisi olduğu gerçeğini de unutmuyorum.Samimi adamdır ama köşe yazarlığı bana biraz zorlama ve ittirmece gibi geliyor.Sanki birisi yazmalısın veya yazacaksın diye zorunlu,misyonik bir mükellefiyet altına sokmuş gibi.Ahh şimdi onun yerinde Fethi abi olacaktı.
Bu Fikri Akyüz’ü bence muhafazakarlar çok şişiriyorlar.Adam kıtlığı olduğu belli.Ayrıca linkini verdiğim yazıyı okuyunca sanırım bana hak vereceksinizdir.


Darwin müslüman olsa reformist olurdu

07 Eyl 2009

Mustafa İslamoğlu’nun müritlerinden Esra Elönü:

Feride, sakalı fönlü adamlar sürüsüne bakıyordu. Boyu posu yerinde olanları toplayıp tebliğ yakışıklısı olarak göstermeye çalışanlara, cemaat şatolarını tarikat belediyesi haline getirmiş, ayin fabrikalarında din İŞLETMİŞ beyzade adamlara bakıyordu feride.Feride, sakalı fönlü adamlar sürüsüne bakıyordu. Boyu posu yerinde olanları toplayıp tebliğ yakışıklısı olarak göstermeye çalışanlara, cemaat şatolarını tarikat belediyesi haline getirmiş, ayin fabrikalarında din İŞLETMİŞ beyzade adamlara bakıyordu feride.

Burada Cübbeli Ahmet hocaya gönderme yapmış,yetinmemiş birde hırpalayı vermiş.Şunu bilin ki hazımsızlık sadece çekememezlikten değil haklılık yönüyle de oluşan bir rahatsızlık türüdür.

Bir cemaat liderinin kendisini bu kadar kutsal görerek kanatlarının ucundaki sevgi seline kapılan kelebekleri meh’Tİ’YE alması ben sanki “seçilmiş gibiyim” demesinden daha komik ve sevimsiz diyordu feride.

Burada ise Adnan Oktar’a gönderme yapmış.Sanıyorum mehdi olarak Adnan hocayı uygun ve ehil görmüyor.Kendilerinin hayallerinde nasıl bir mehdi prototipi var bilemiyorum fakat “çene” çalmaktan daha öte yapması gereken çok işleri var.Yazısını okuyup “ne kadar çok şey biliyor” hissine kapılmayın sakın çünkü kendisi güdümlü birisidir.Gayet reformist udygulara sahip olduğu için söylüyor bütün bunları.Onun için ben çok görmüyorum bu eleştirilerini.

Darwin müslüman olsa hangi cemaate girerdi?

Genel ve doğal olarak darwin’i inceleyecek olursak kendisi devrimci bir ruh haline sahiptir.Dolayısıyla tabiki “reformist darwin” olacaktır.Yani Esra’nın kayıtlı olduğu kabileden.

Hadi yiyin bakalım birbirinizi.


Çok yazma (konuşma)

07 Eyl 2009

İslam ve Hayat’dan Nurşen Aldı:

Artık ramazan ayı başta olmak üzere “önemli gün ve geceler”de büyük bir star patlaması yaşanıyor. Ekran vaizlerinin başarısı ve vaizlerin kitap satışlarının yüz binlerle ifade edilmesi gibi olaylar art arda eklenince ekran vaizliği, hem kolay yoldan şöhret ve “cennet”, hem de iyi para kazanılan bir meslek olarak görülmeye başlandı.

Sizin gibi geveze ve boşboğazların boşluğunu onlar dolduruyor.Adamlara teşekkür edeceğinize söylemediğinizi bırakmıyorsunuz.Malum islami kanalların çoğunda bu insanlar kendilerine yer bulamıyorlar.Sizler cennet’in yollarını zorlaştırdığınız için (size kolay olanı) doğal olarak gerisi yoldan çıkmış oluyor.Çok konuşmak yerine çok hizmet ederek ihmal ettiğiniz bu insanlara ulaşmayı ne zaman düşünüyorsunuz.Ancak konuşursunuz,bilirim sizin gibileri.Hariçten gazel okumayın bana.

Sağolsun hocalarımız güzel hizmet veriyorlar.Nerede konuştuklarından,ne kadar kazandıklarından,nasıl kazandıklarından çok neyi konuşuyorlar,doğrumu yanlışmı konuşuyorlar,bunları tahlil etmelisiniz.Belkide bir açıklarını bulamadınızondan dolayı böyle sığılaşabiliyorsunuz.

Sen git çocuk doğur,evini temizle,kocana hizmet et.Uğraşma böyle işlerle,neyine lazım.Bak ne kadar boş,önyargılı ve saçmalıklarla dolu bilgiler sunuyorsun.Herkez işini yapsın.


Senimi Referans alalım

05 Eyl 2009

Muhafazakarlar ile anti-muhafazarkarların arasını bulmaya çalışan Ayşe Böhürler’den inciler:

Kürt açılımı, Ermeni açılımı derken Dini Açılım Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan vasıtası ile gündemimize girdi.Böylece Ramazanın ruhu Hürriyet gazetesine sirayet etti. Buna şükreden çok mümin vardır eminim. Reklam kokuyor bu hareketler diye eleştirenler, din jandarmalığı yapıp “olmadı, böyle de umre yapılır mıymış” diyenler, Allah katındaki makbuliyetini sorgulayanlar, umreyi siyasi özür gibi görenler, çeşit çeşit tepki var ortada.

İslam dini konusunda açılım yapmak Ertuğrul ve Ahmet Hakan’a mı kalmış.Hadi bu ayak takımı çıkıp cüret etmişler ve bu işe soyunmuşlar, bunu bir nebze olsun anladık.Size ne oluyor da çanakçılık yapıyorsunuz? İbadet kılıfı altında reklam kokan bu hareketlerin neyini tasvip edecekmişiz ki çıkmış milleti eleştirip duruyorsunuz.

Bir İngiliz bunu yapınca yere göğe koyamıyoruz da bizimkiler yapınca niye tu kaka diyoruz anlamadım.

Boş konuşma ve hadi ordan be.
Hangi ingiliz bunu yapmışta yere göğe sığdıramamışız?İspatlanması mümkün olmayan,muğlak,kıytırık örnekler verip durma.
Varsa örneğin hadi ver öğrenelim.
İslami camianın köşelik aydınları sizi!

Velev ki reklam olsun, velev ki samimi olmasın, velev ki iktidara yaranmak için olsun. Velev ki medyanın tuhaf hallerinden birisi olsun, velev ki popislam bir yaklaşım olsun .

Bize ne? Ameller niyetlere göredir.

Niye bize ne olsun?
Bunlar değilmiydi,müslüman milletin anasını ağlatan,kan kusturan? Evveliyatında almışsınız kendinizi sağlama,kapmışsınız köşe başlarını şimdi ahkam kesiyorsunuz.Aramızda ki münafıkların ne olduğunu kim olduğunu afişe etmeyecekmiyiz?Bunları tespit edip teyakkuz halinde olmayacakmıyız?

Ameller niyete göredir diye diye ayağımızı kaydırdınız yıllarca.Münafıklığın alametleri mevcut kaynaklarda zikredilmektedir.Bu mühim bilgileri baz alıp tabi ki kimin ne mal olduğunu söyleyeceğiz.Bunun neresi niyet sorguculuğu oluyormuş.Ertuğrul umreye gitti diye zil takıp oynayacak,şükür secdesine kapanacak değiliz ya.


Biliyor ama…

19 Ağu 2009

taşgetirenAhmet abi yine konuştu duymadık,bilmiyoruz demeyin.
Bugün ki köşeli yazısında şu makaleyi kaleme almış.Kendisi çok uzun zamandır yazıyor çiziyor.Televizyonlarda olsun gazete köşe yazılarında olsun sürekli bir şeyler söyler durur.

Dikkatle takip edecek olursanız kendisinin hiçbir zaman hiçbir şeyden tatmin olmadığını görebilirsiniz.Arada bir düşünüyorum acaba bu adama ne lazım diye.

İşin enteresan tarafı Ahmet abiyi okudukça kendimi,sanki ekmeği bulmuşta suşi yemeğimiz eksik kalmış gibi hissediyorum .Kendisinin hala hangi kabileye mensup olduğunu da anlamış değilim açıkcası.Hadiseler karşısında ki analizlerini bir tür doyumsuzluk olarak nitelendiriyorum.

Yorumlarını tarafsız olarak görmediğim zaten kesin.Sanıyorum buna etken sebep ise saadet partisine yakınlığı ile alakalı olsa gerek.

Yukarıda linkini verdiğim makaleden bir şey anladığını zanneden varsa beri gelsin.Güya aklı sıra hem ahkam kesiyor hem de bilgelik kabilinden mesajlar gönderiyor malum makamlara.Kendisi genelde hakim bir akla sahip olduğu için sürekli birilerinin eksikliklerinden dem vurup durur.Aslında yapılan işlerin çoğu ona göre yanlış olup düzeltmek zorunda hisseder kendisini.

Kendi sözleri olduğu gibi yer yer sözcülük namına şeylerde paylaşır bizimle.

Makalesinde bizlere sorularda soruyor.Aslında soru sormuyor bizim kendisi gibi düşünmemiz için bir takım cevaplar veriyor.

Hadi Ahmet abi silkelen biraz.Bundan daha iyilerini de yazabilirsin.

Ama mümkünse saadet partisi ağzıyla olmasın rica ediyorum.


Çok kitap okuyan İslamcılar

19 Tem 2009

Sormayın gitsin,malumunuz parasızlıktan kırılıyoruz.Bir de bunun üzerine küresel sermayenin ayak oyunları ile çıkarılan sözde küresel krizi de eklersek vay anam vay.

Ortalık amele pazarına döndü.Önüne gelen birbirini tırtıklıyor.

Mehmet bey evden telefon gelince sanki kalbi duracak gibi oluyor.Malum nafaka temini şart.

Ayrıca şu kadınları da anlamıyorum.Bu yaşıma geldim o kadar ciddi-gayri ciddi krizler,enflasyonlar gördüm,bundan etkilenmeyen önce annemi daha sonrada diğer kadınları biliyorum.Yahu enflasyon dersin anlamazlar,kriz dersin takmazlar.Gözümün önünde,bildiğimi söylüyorum.

Yani bir keşmekeştir sürüp gidiyor güzelim vatan evlatları arasında.

Bütün bunları her nedense dert edinip dururken sağda solda bazı şeyler duyuyorum.Beni rahatsız ediyor kardeşim.Söylemesinler bende dilime dolamaktan kurtulayım.

Şöyle ki,

İslamcı geçinen bazı köşeyi dönmüş yazarları,onlara köşe yazarları da diyebilirsiniz,makalelerinde, muhafazakar halkın cehaletinden,okumayışından yakınır durur oldular.Kendisi okuyupta bana ne faydası olduysa.

Bakın size şu örneği vereyim,İslam’ın ilk emri “oku” dur.(onlar söylüyor)

Gün içinde,ay içinde,yıl içinde belki de ömründe bir defa Kur’an okuduğu halde bu kardeşlerimiz,dikkat etmesi gerek ayrıntıyı kaçırmaktadırlar.

Neymiş o “oku”.

İyide kardeşim ben sırtımda un çuvalı taşımaktan,inşaatlarda tuğla dizmekten vs.vakit bulamıyorum ki.Benimde babamın parası olsaydı veya benimde bir yağlı boya atölyem olsaydı,yüklü miktarda bana kalan mirasım olsaydı herhalde bende en kıyak meslek olan “ahkam kesenler ocağı”na dahil olurdum.Parasıyla değilmi.(Hasan Karakalem hakkında bir fikrim yok)

Siz İslamcı (O her ne demekse) köşe yazarı olupta gariban,muhtaç,fakir olanına hiç denk geldiniz mi? Varsa bizi de bilgilendirin.

Öyle demeyin,ben basbayağı onları kendime örnek alıyorum.Tabii ki bilgilerini değil,oturduğu evlerini,bindiği arabalarını,yaptığı tatilleri,gavur memleketlerinde okuttuğu çocuklarını.İşte bunları örnek alıyorum.

Hele bazı köşelikler var ki-biz onlara köşe yazarları diyoruz-yazdığı ve konuştuğu lehçeden hiçbir şey anlayabilmiş değilim şimdiye kadar.Kendi kendine yazıyor ve öylece yuvarlanıp gidiyor.

Birde cahil Müslüman halkı bilgilendirme aşkları yokmu,bazen tevafuk ediyorum ve okurken selpak mendilimi yanımdan eksik etmiyorum.Boru değil,adam saçlarını buğday ambarında değil biz cuhela taifesine akıl vermekle ağartmış.Hatta bazıları saçlarını da dökmüş.

İşte durum bundan ibaret cahil kardeşlerim.


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.