Yeniden soralım

28 Şubat sürecini hemen hemen hatırlamayanımız yoktur.Bu süreç içerisinde en dikkat çekici ve belirleyicilik açısından ön planda olan “başörtüsü” sorunuydu.

Di’li geçmiş zaman eki kullandığıma siz bakmayın çünkü sorun hala derinlemesine sessiz sedasız devam etmekte.Ama beni di”li geçmiş zaman eki kullanmaya iten sebeplerin de olduğunu düşünmeden edemiyorum.Yani “sırası geldi yazalım” gibi bir durum söz konusu değil.

Bu dönem de özellikle “İslami medya” diye adlandırılan kuruluşlar meseleyi haklı olarak gerektiği gibi dramatize etmiş ve başı örtülü olarak okumak isteyen,bu ülkenin evlatlarına yapılan baskıyı (zulmü) her vesileyle dile getirmişlerdi.Ah…yine di’li geçmiş zaman eki kullandım.

Sadece medya kuruluşları olarak değil tabiki,bunun yanında mazlumların yanında olduğunu ifade eden sivil toplum kuruluşları da olayın tam içindeydi.

Hem medya içinde hem de sivil toplum kuruluşlarının içerisinde bilgili,konuya hakim,iyi şekilde donanımlı,örgütlenmiş “İslam aydınları” meseleyi köşelerinde,bunun bir haksızlık ve zulüm olduğunu haykırıyorlardı.

Onlara göre başörtüsü siyasal bir simge değildi.Kendi öz yurtlarında birer parya haline dönüştürülmüş bu mazlum vatan evlatları başlarında ki bu örtüyü Allah’ın emri olduğu için taktıklarını dile getiriyorlardı.Hoş ben de aynı kanaatteyim.

Bence onların bu onurlu duruşu hem kendi zaman dilimi içerisinde hem de ileriye dönük zaman dilimi içerisinde belirleyici olacaktı.Yani başörtüsünün gerçekten bir siyasi simge olmadığını gösterecekti.

Peki gösterdi mi? Bence hayır.

Nedenini tam olarak anlayabilmek için o dönem içerisinde yapılan eylemler ile şimdiki dönem içerisinde ki eylemsizlik duruşu ile anlayabiliriz.

Refah-Yol koalisyonu’nun bitmesi ve Ana-Sol-M Hükümeti’nin başlaması ile iyice belirginleşen bu baskı (zulüm) haliyle sokaklara yansımış çeşitli eylemlere neden olmuştu.Hepimiz hatırlıyoruz ki gün be gün Türkiye’nin bir çok yerinde bu sahnelere şahit oluyorduk.Bazılarımız! onların bu haklı duruşlarını yanlarında olmak suretiyle destekliyorduk.Aynı zaman onlarla beraber bunun bir Allah emri olduğunu dolayısıyla siyasal simge olmadığını ifade etmeye çalışıyorduk.

Tabiki bu arada onlarda durmuyor ve bunun siyasal bir simge olduğunu hem kendileri hem de yandaşları her ortamda yineliyorlardı.

Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik ve 2003 seçimleri geldi çattı.Halk sandıkta onların haksız olduğunu vermiş oldukları oyları ile gösterdi.Kim bilir bazılarımız bu zaferin Mehdi’nin gelmesinin yakın olduğuna bile yorumladı.Dilim söylemeye el vermiyor ama söylemezsem çatlarım.Bazıları Mehdi’nin Tayyip Erdoğan olduğunu bile söyleyenler oldu.Olsun onlara da saygı gösteriyorum.
Ertesi gün birde baktık ki sokaklar bomboş.Sanki başörtüsü sorunu çözülmüştü.Sözüm ona aydınlarımız seçim zaferi sarhoşu olmuşlar ve konu ile alakalı yazan-yıkan yoktu.Hadi onları anlamış gibi yapalım.Peki ozamanın baş aktörlerinden Mazlum-Der neredeydi?Hemen hemen her gün basın toplantısı yaparak olayı gümdem de sımsıcacık tutmaya çalışan,broşürler dağıtan mazlumların yük akları neredeydi?

Yoksa meselenin artık sokaklarda değil de masa başında biteceğine mi inandılar bilemiyorum.Öyle inandılarsa acaba bunun kendileri gibi düşünen bir hükümetin ülkenin başına gelmesi ile alakası varmıdır?Kuvvetle muhtemel öyle.Hadi bunlarıda anlamış gibi yapalım.

Hani nerede hakları gasp edilen,örtülerinden dolayı okullarına gidemeyen bu vatanın kendi kederine terk edilmiş,baskılara maruz kalmış evlatları? Artık onlarıda göremiyoruz sağda solda.O zaman başlarında olan bu sorun ortadan mı kalkmıştır.Yoo…Ya?

Bir Tv proğramında Alevi cemaatinin sağduyulu önde gelen simalarından birisine başörtüsü ile ilgili sorun ne olur veya nasıl olacak siz ne düşünüyorsunuz diye sorulmuştu.İçimden o an İnşaAllah aklıma geleni söylemez diye düşünüyordum.Ki söyleyiverdi birden.

Şöyle dedi;

“Onlara yapılan uygulamayı haklı görmek mümkün değildir.Bende şahsen siyasal bir simge olduğunu düşünmüyorum.Fakat şunu sormadan da edemiyorum;O zaman ayyuka çıkmış olan bu sorun hala devam etmekte iken neden kimsecikler ortalıkta görünmüyor?Acaba bunun değişen siyasi durumla ilgisi varmıdır?”

Birilerinin çıkıp bunu çok iyi bir şekilde açıklaması gerekiyor sanırım.

Başörtüsü siyasal bir simge değildir bu doğru.

Peki bunu belirleyici bir eylem varmı şimdi ki zamanımızda?

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.